Reklam 1

2 Şubat 2016 Salı

Tarihte parsel, pafta ve kadastro sistemi

Tarihin bu alandaki incelemeleri yapıldığında insan tarihi arazinin sınırlarını belirleme gereği duymuşutur. Bu o kadar eskidir ki MÖ 3 binlere kadar gider. Tabiki tarte sürekli yeni bilgilere ulaşıldığını düşündüğümüzde daha da eski olabilir. Kısaca tarihte toprak sınırlarını belirlemek için daima parsel, pafta, kadastro, tapu, ada gibi kavramlar olmuştur. Tabi ki de bu günkü şekilde olmasını beklemek biraz hayal olur. Yine de bu kavramların kaşılığı gelecek şekilde sınırlar belerlenmiştir.

Kısaca tarihte parsel, pafta ve kadastro sistemleri

Tarihimizin en büyük imparatorluğu olan Osmanlılar, kayıt tutmaya her zaman çok önem vermiştir. Toprak kayıtları için Osmanlı tahrir defterleri tutardı. Bu durum sınırları belirlemenin yanında vergi mükellefleri ve onların mülkleri hakkında bilgi vererdi. Böylece alınan vergiler kontrol altına alınırdı.

Araplar'ın 10. yy'da Sicilya'yı istila ettikten sonra defter adında basit bir toprak kayıtları yani parsel sistemi kullanmıştır. 

Fransa da ise kadastro çalışanları bulunurdu. Ama o tarihte başarılı olamamışlardır. Daha sonra  1807'de ilk haritalı kadastro kayıtlarını tutmayı başarmışlardır.  

Mezopotamya'da M.Ö. 2 bin 300'de tablet üzerine parselinin planları, yüzölçümleri ve tasfirleri yapılmıştır. 


Sümerleler Ur şehri için toprak kayıt sistemi olduğu bilinmektedir.

İngiltere'de Domesday Book sınırların belirlenmesi konusunda örnekleri vardır. 


Roma'daki eyaletlerin toprak vergisi için bu planı yaptıkları bilinmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder